Plaza Dili Nedir? Plaza Dili Sözlüğü

Plazalarda, holdinglerde ve kurumsal Şirketlerin hemen hemen tamamında artık Türkçe’den farklı bir dil kullanılıyor. Aslında bakarsanız bana göre dil değildir. Türkçe ve İngilizce karışık olarak söylemler yapılmakta. Güzel Türkçemizi alt üst etse de uluslararası firmalar isterse istemez kullandığı için zamanla kişilerin ağız alışkanlığı olmaya başladı. Plaza dilinin ne olduğu çok iyi anlatan skeci de sizinle paylaşmak istedim. “Güldür Güldür Show“‘da 2014 – 2015 sezonunda yayınlanan “Plaza Dili” skeci sizlerle. 🙂

Plaza Dili Örnekleri

Overload olmak : Aşırı iş yükü olan; yüklenme hali.
Overlod oldum ne yapacağımı şaşırdım işler üstüste geliyo.

Aksiyon almak : Harekete geçmek, konuyla ilgili bişiy yapmak.
Satışların düşmesiyle ilgili aksiyon aldık mı?

Push etmek : Giden bir işi ittirmek, zorlamak, yakın takip etmek.
Yeni proje lansmanı bizim için önemli puş edelim lütfen.

Assign etmek : Bir iş için görevlendirmek, işleri dağıtmak.
Sen elindeki işleri essayn et iş yükünü azalt.

Third party : Taşeron firma.
Olmazsa tört party ile çözeriz.

Canlıya almak : Sistemi çalışır duruma getirmek/başlatmak.
Data girişleri bitsin sistemi canlıya alalım.

Forwardlamak : Gelen posta iletisini ilgili kişilere aynen göndermek.
O maili tüm yöneticilere forvırtlayalım.

Print almak : Belgenin yazıcıdan baskısını almak.
Şunu bir print alıp getirebilir miyiz?

For your info : Sen de bil (Bilgine)
Bu rapor bana gelmiş size iletiyorum fyi.

Brain storming yapmak : Karşılıklı fikir teatisinde bulunmak.
Arkadaşlar task hakkında acil breyn storming yapmalıyız.

Sales meeting : Satış toplantısı
Bu konuyu seylıs miitingte gündeme alalım.

Off day : Tatil günü
Yarın ben offum

Schedule : Takvim/gündem
Bu konuyu schedule ümüze alalım lütfen.

Training : Eğitim
Olmazsa seni bu konuyla ilgili treyninge yollayalım.

Qualification : Meziyet,yetenek, yetkinlik.
Ekibin kualifikeyşınını arttırmamız şart.

Konfirm etmek : Onaylamak.
Bi havale gönderdim konfirm eder misiniz?

Update etmek : Yeni verilerle güncellemek.
Bu raporu apdeyt edelim veriler değişti.

Feedback Session : Geri Bildirim Seansı. Kişilerin birbirlerine fırsatlarını söyledikleri toplantı.
Ekibimle bir fiidbek seşın set edeceğim.

Deadline : Birşeyi yapmak için size sunulan son zamandır, Projenin Bitiş Tarihi.
Dedlayn yaklaşıyor elimizi çabuk tutmamız lazım.

Start vermek : Başlamak.
En geç hafta sonuna kadar start vermemiz lazım.

Down olmak : Morali bozulmak. Motivasyonu düşmek.
Müdürün konuşmasından sonra tamamen davn olmuş durumdayım.

Focuslanmak : Odaklanmak.
Sadece bu konuya fokuslanalım.

Lead etmek : Liderlik etmek konuyla ilgili sorumlu olmak.
Bu konuyu sen liid eder misin?

Set etmek : Ayarlamak / Organize etmek
Hemen bir toplantı set edelim.

Brieflemek: Projeyle ilgili yazılı olarak bilgilendirme yapmak.
Projenin brifini bana yollar mısınız?

Concern : Endişe, Tereddüt
Bu proje hakkında konsörnlerim var.

Emotional Bond : Duygusal Bağ
Arkadaşlar ekiplerinizle aranızda hiç imoşınıl bond yok. Böyle olmaz.

Farewell : Veda
Farewell yemeği için toplanıyoruz.

Inline olmak : Konuyla ilintili olan.
Konuyla ilgili inlayn mesajlara bakabilirsiniz.

Konsolide etmek : İşleri toparlamak/birleştirmek.
Tüm raporları konsolide edip paylaşacağım.

Must: Zorunluluk
Bu yıl pazar payı almak bizim için mast.

Nice-to-Have : Olsa Güzel Olur.
Raporda tarihler mutlaka olsun saat kırılımları da olursa nays to hev tabii.

Urgent : Acil
Urgent meeting talep ediyorum please.

Wouv Effect : Heyecanladırıcı, Etkileyici Sonuç.
Müşteride Wouv Effect oluşturmalıyız.

Timeline : Zamanlama.
Taymlaynı iyi programlamayız.

Recognize etmek: Birini taktir etmek,takdim etmek; ismini veya yaptığı işi bir grup içerisinde telaffuz edip ön plana çıkarmak.
Ekibindeki isimleri tek tek sayarak rekognayz etti.

Reward & Recognation : Taktir ve Ödüllendirme. Daha çok teşekkür ödül törenlerinde kullanılır. Yapılan çalışma için alınan iyi değerlendirmeler.
Bu yıl rivord rikognişın programlarını etkin kullanmalıyız.

Suffer etmek : Sıkıntı çekmek, cefa.
Bu terfiyi alana kadar çok safır etti.

Fine olmak: Uygun olmak. Onaylamak.
Senin için fayn sa benim için ok.

Accept etmek : Onaylamak;kabul etmek.
Anlaşmayı eksept ederlerse invitation yolla.

Invitation göndermek : Davet etmek. Meeting talebi yollamak.
Perşembe öğleden sonrası için inviteyşın yolla.

Report etmek : Raporlamak, şikayet etmek, bildirmek.
Direktöre riport ettim daha check etmedi.

Check etmek : Kontrol etmek, gözden geçirmek.
Maili yolladım çek eder misin?

Headquarters : Genel merkez
Toplantı hetkuartırs’da yapılacak.

Verify etmek : Doğrulamak.
Henüz verifay edilmeyen bilgilere göre karlılığımız yükseldi.

Highlight etmek : Altını çizmek vurgulamak.
Bu konuyu toplantıda haylayt etmemiz lazım.

Handle etmek : Başa çıkmak üstesinden gelmek.
O konuyu ben hendıl ederim.

Challange etmek : Zorlamak.
Ay sonuna kadar hedefi tutturmamız lazım ekibi biraz çelınç edelim.

Process : Akış, aşamalar.
Prosese ait tüm adımlar grafikte belirtilmiştir.

Finetune etmek : İnce ayarını; son düzenlemelerini yapmak.
Raporu bu akşam fayntun edip göndericem.

Discuss etmek : Tartışmak değerlendirmek.
Biz bu konuyu aramızda bir diskas edelim sana döneceğiz.

Best practice : Konuya ilişkin başarıya ulaşmış örnek; en iyi uygulamalar.
Bizim buradaki performans artışımız Avrupa’da best praktis olarak uygulanıyor.

Kpi : Şirketin hedeflerine ne kadar ulaşıldığı, strateji doğrultusunda ilerleyip ilerlemediğini gösteren parametreler.
Sürece ilişkin kipiay ları incelememiz gerekiyor.

Scorecard : Karne; yapılan işlerin sonuçlarının sayısal verilerle gösterildiği tablo.
Sıkorkart daki tüm hedeflerimiz yeşil gözüküyor.

Comment : Çekince; söylenecek söz.
Herhangi bir koment yoksa böylece kabul ediyorum.

Merge etmek : Birleştirmek.
İki projeyi aslında mörç etmeliyiz.

Match etmek : Birbiri ile doğrulamak.
Burada bir hata var iki rapordaki veriler birbirini meç etmiyor.

Overquailifed : İstenenden fazlasına sahip aday veya çalışan.
Bu cv bizim için ovırkualifayt olur bunu eleyelim.

Comperation chart : Karşılaştırma tablosu.
Bu iki ürün için kompereyşın çart hazırlayıp analiz edelim.

Hard Copy : Herhangi bir belgenin çıktısı alınmış halde sunumu.
Belgeleri hard kopi olarak kargolar mısınız.

Soft Copy : Herhangi bir belgenin dosya halinin online paylaşılması.
Kargolamanıza gerek yok soft kopi olarak bana mail atın.

Sense yaratmak : Anlam ifade etmek.
Bu haliyle benim için sense yaratmıyor.

Cross Check : Tekrardan farklı farklı kontrol edip üzerinden geçmek.
Biz yine de kros çek yapalım noolur noolmaz.

Support etmek : Destek vermek.
Bu konuda Emre’yi sen saport eder misin.

As soon as possible : Olabilen en kısa zamanda.
Bu konuyu as soon as possible halletmemiz lazım.

Review etmek : Gözden geçirmek.
Toplantı öncesi planımızı reviıv edelim.

Postpone etmek : Ertelemek.
Bu konuyu şimdilik postpon edelim.

Charge etmek : Masrafı tahsil etmek.
Bu durumda ilgili tutarı sizden şarj etmek durumundayım.

Clarify etmek : Açıklamak açmak.
Konuyu klerifay etmek gerekirse…

Alert etmek : Kırmızı alarma geçirmek ikaz vermek.
Tedbir almalıyız; sistemi bir alört etmemiz lazım.

Excuse : Özür.
Bu konuda bizim bir eksküüzumuz olacak. Daha sıkı çalışabilirdik.

Clear : Anlaşılır, tamamen anlaşılan soruya mahal bırakmayan.
Konu yeterince anlaşıldı mı arkadaşlar kıliyır mıyız?

Embed etmek : Gömmek, içine katmak.
O zaman personel meselesini de rapora embeyt et.

Know how : O işi başkasının nasıl yaptığı. İş bilirlik.
Sen diğer lokasyona git bir nowhav yap.

Kick off meeting : Herhangi bir proje için ilk başlangıç toplantısı. Başlangıç vuruşu.
Kik of miiting ile projeyi canlıya alacağız.

Wrap up meeting : Projenin;işin son kapanış toplantısı.
Rep ap miiting ile günü noktalayacağız.

Off the record : Kamera arkası; kimse duymadan; kayıtdışı.
Of dı rikord söylüyorum bu yıl şirkette işler pek iyi gitmiyor.

Penetration : Satışta farklı lokasyonda bulunabilirlik.
Önemli olan satış noktalarındaki penetrasyonumuzu arttırmak.

Road map oluşturmak : Yol haritasını; yöntemleri ve yapılacakları belirlemek.
Bu konudaki kısa ve uzun vadeli rod mepimizi çıkardım.

Confidential : Gizli.
Bu konu konfidenşıl arkadaşlar.

Antant kalmak : Uzlaşmak aynı fikri paylaşmak.
Bu konuda önce bir antant kalmalıyız.

To do list oluşturmak : Yapılacaklar listesi oluşturmak.

Kaynak: https://tr.linkedin.com/pulse/plaza-dili-s%C3%B6zl%C3%BC%C4%9F%C3%BC-%C5%9Fevki-kizilirmak-mba